Eski Doğu Garajı - Halk Pazarı
Sevgili okurlarım!
Son zamanlarda Antalya gündeminde yer alan Eski Doğu Garajı –Halk Pazarı Alanı hakkında şimdiye kadar yapılmakta olan, yapılmak istenen projeler hakkında görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Çocukluk, gençlik yıllarımı, Doğu Garajı mevkiinde geçiren, bahçe halinde iken kazılan sahada top oynamış bir kişi olarak orada yapılacak proje, bu şehirde yaşayan herkes gibi, beni de yakından ilgilendiriyor. Eski hali gözümün önünde canlanan Doğu Garajının, halen projelendirilmemiş, ne yapılacağı henüz belirlenmemiş kazılmış haline, oturduğum evimin penceresinden sürekli bakarken gerçekten üzülüyorum.
Hatta daha dün gibi hatırlıyorum. O bölge, çocukluğumda biz çocuklar için çok önemli idi. Ramazan, Kurban Bayramlarında, o boş alanda Bayram Panayırı düzenlenirdi. Sirkler, ip cambazları olurdu. Üç tekerlekli bisikletlere binen çocuklara tur atardı. Kasnaklar, tezgâhlarda dizili sigaralar üzerine atılırdı. O dönemlerde her çocuk oraya gitmeye can atardı. Aliçetinkaya caddesinden, yolsuzun bahçesine, değirmen önüne inilen yolda çayın kenarında dut ağacının altında mezar vardı. Oradan geçenler genelde dilek tutarak, dut ağacının dallarına bez parçaları, ya da ip bağlarlardı. ( Yıllar önce bir gece mezarı da birileri yok ettiler. Bir sabah kalktığımızda mezar yerini kazdıklarını, mezarı yerle bir ettiklerine tanık olduk.)
Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Menderes TÜREL zamanında başlatılan Doğu Garajı Projesi, Benim ve Antalya halkı için çok önemli. Orada Antalya’nın geçmişe uzanan tarihi yatıyor. Orada Antalya tarihini daha geriye götüren izler, kalıntılar var. Orada, geçmiş medeniyetlerin yaşantılarının gün ışığına yeniden çıkarılması var.
Geçen hafta AK Parti Antalya İl Başkanı Hüseyin SAMANİ’NİN, Doğu Garajı'nda kazı çalışmaları ile ilgili Antalya Basınına yaptığı açıklamayı medyadan bende takip ettim. Sayın Başkanı Antalya için önem arz eden konuda duyarlı açıklamalarda bulunduğu için kutluyorum. Sayın Başkan “Doğu Garajı ve Halk Pazarı Düzenleme Projesi' kapsamında yapılan kazı çalışmalarında tarihi mezarlar bulunduğunu, bu alanın sit alanı olarak belirlenmesi konusunda çalışmaların yapıldığını, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin bu alanda “Belediye Hizmet Alanı” projesi yapmak istediğini, Bu alanın önümüzdeki günlerde birinci derece sit alanına dönüştürülmesi konusunda çalışmaların yapıldığını Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın AKAYDIN’I bu konuda sürekli uyardıklarını ancak sözlerinin dinlenmediğini “ İfade etti. İnşallah bu konunun da sürekli takipçisi olur.
Ben buradan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa AKAYDIN’A seslenmek istiyorum. Kendisinin de Üniversite öğretim Üyeliği yapmış bir Akademisyen olarak, gerek siyasi partilerin, gerekse tarihçi, çevreci sivil toplum örgütlerinin, Kültür Sanat Sen ve Peyzaj Mimarları Odası’nın, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun, görüşlerini de dikkate alarak, bu alanda arkeolojik kazılar sonuçlanmadan, açığa çıkarılan mezarların ne şekilde korunacağına ilişkin yöntemler belirlemeden ve koruma kurulunun görüşünü almadan Belediye Hizmet Alanı (Açık Hava Müzesi) şeklindeki plan kararından derhal vazgeçmesini, projenin iptal edilmesi yönünde koruma kurulunun almış olduğu kararını da derhal uygulamaya koymasını, istiyorum.
Sayın AKAYDIN! Bulunan nekropolün, antik alanın Antalya'nın bilinen tarihini, 100 yıl (2. yüzyıldan 3. yüzyıla) geriye çekmesinin, biz Antalyalılar için çok büyük önemi var.
Bende, o mahallede yetişen birisi olarak, Doğu Garajı Projesinin her aşamasında, bu konunun bizzat takipçisi olacağım.
Büyükşehir Belediye Başkanının Doğu Garajı Projesinde, atacağı adımın, tarihi sorumluluğunu, bilmesini, Koruma Kurulu tarafından “Sit alanı” ilan edildiği halde 13 bin m2’lik bölümde Büyükşehir’in 'Belediye Hizmet Alanı' projesini uygulamakta ısrar etmemesini, şehrin merkezinde kalan alanın, tarihi konumunun korunarak, özellikle eski halk pazarı olan kısmının “Attaleia Antik Kent Açık Hava Müzesi “ olarak, gezi alanı park statüsünde, Antalya halkı için en iyi şekilde değerlendirilmesini dilerim.
Hoşçakalın!












