Etik
Ocak 18th, 2010 | by Devrim |Etik sizce nedir? Televizyondaki tartışma programlarında bolca kullanılıyor bu terim. Cümlede kullanılış şekline bakılırsa, bu, “Ahlak ” demek… Ahlak, Davranış Bilimleri dersimizden anımsadığım kadarı ile, yazılı olmayan toplumsal kurallar bütünü idi.
Biraz daha derinlemesine baktığımızda, bu tanımın, toplumdan topluma değişen, gerçek anlamda göreceliliği olan kuralları işaret ettiğini görürüz. Yani (a) toplumu için gayet ahlaki olan aynı davranış, (b) toplumunda çok ayıp, ahlaksızca sayılabilir. Basit bir örnek: Batı toplumlarında, çocuklar ebeveynlerinin yanında nasıl rahat ediyorlarsa öyle otururlar. Doğuya doğru gidildikçe, şekilselliğin, ritüelin daha çok ön plana çıktığını, daha çok önemsendiğini görüyoruz. Doğu toplumlarında saygı, gözle görülebilir şekilde göesterilmeli, hatta abartılmalıdır. Batıda, insanların birbirleri ile olan ilişkilerindeki samimiyet ve karşılıklı kısıtsız saygı, abartılı “saygı” göstermelerden arındırılmış, bütün bunlar aşılmıştır.
Doğu insanı, evine, köyüne gelen yabancıya elinde, avucunda ne varsa ikram eder, bunu görgüsünün ve ahlakının kesin ve şaşmaz talimatları ile yapar. Batı toplumlarında bu böyle değildir. Doğu insanının bu paylaşımcılığı oralarda biraz aptallık olarak algılanır.
Bu örnekleri biraz uğraşma ile binlere çıkarmak mümkündür. Toplumlar arasında nasıl ahlaki anlayış farkları varsa, çağlar arasında da bu böyledir. Bizans İmparatorluğu döneminde Fahişelik, anadan kıza intikal ettirilen ve toplumda nerede ise saygın yeri olan bir meslek idi. Bugünün Avrupa’sında her türlü insan ilişkileri alabildiğine rahat ve hatta kimi zaman teklifsiz olsa da, fahşelik ne bir meslektir, ne de saygındır.
Acaba biz ne anlıyoruz ” Ahlak ” denilince? Örneğin ” Meslek etiği ” , ” Hipokrat yemini ve buna bağlı Hekimlik Etiği” ? Bütün binlar bize neyi anlatmalı? Bir doktor ne yaparsa ahlaki, ne yaparsa ahlaksızca birşeyler yapmış olur? Koskoca ve saygın bir Üniversitenin Rektörlüğü, buna bağlı ve çok önemli bir bölümün Dekanlığı, bunların eeennn yukarılardaki yöneticileri, bu kurumların bünyelerinde oluşturulan ” Soruşturma Kurulları” ,bütün bu gravatlı ve fırfırlı tayyörlü beyefendi ve hanımefendiler… Bütüün bu “Koskocaman ” ve ” Saygın ” lar ” Ahlak ” denilince ne anlıyorlar?
Benim güzel Ülkemin kocaman kocaman kurumlarında öyle işler dönüyor ki, akıl makıl almaz. Rahmetlik Aziz Nesin’in eline geçse, onlarla kitap yazardı bir tek “dosya ” dan ve hiç birimiz doğru dürüst okuyamazdık gah ağlamaktan, gah kasıklarımızı tutup yerlerde yuvarlanarak gülmekten…
Sphere: Related Content
You must be logged in to post a comment.